İYTTB manifestosunu okumak için logoyu tıklayın

Eğitim Şart (mı)?

İktidar söylemlerine her daim şüpheci yaklaşan İYTTB, kallavi bir iktidar yalanını daha ifşa etmekten gurur duyar.

Eğitimin gerekliliğini ve niye gerektiğini tespit etmek için yaptığımız aylarca süren bu çalışma şimdiye dek en zorlandığımız çalışma haline geldi. Çünkü çeşitli bölgelerde; okullarda, üniversitelerde ve öğrencilerin yoğunlukla gittiği kafe ve barlarda inceleme yapmak için gönüllü olan İYTTB mensubu arkadaşlarımız görevlerinin ilk haftasında ciddi ruhsal ve fiziksel sağlık problemleriyle karşı karşıya kaldılar.

Yoğun dozda eğitim mağdurlarına maruz kalan arkadaşlarımız mide bulantısı, kusma, uykusuzluk, baş ağrısı, saç dökülmesi, iştahsızlık ve cinsel isteksizlik gibi çeşitli sorunlarla karşılaştılar. Ancak uygulanan tedavi sonrasında görevlerinin gerekliliğine daha da inanarak çalışma alanlarına geri döndüler, titiz gözlemleri ve tecrübelerine dayanan raporlarla nesnel gerçekliği gözler önüne serdiler.

Bu çalışma büyük fedakârlıklarla görevlerini tamamlayan İYTTB gönüllülerine ithaftır.

Yalan kardeşim! Külli yalan!
İşte gerçekler!

1- Farklı düzeylerdeki okul ve üniversitelerde yaptığımız araştırmalarda eğitim mağdurlarının ancak zillere koşullandırılarak ve kendilerine simulatif hedefler (SBS, ÖSS, vize, final, diploma...) verilerek ve bu hedeflerin ulviliğine inandırılarak tımar edilebildiği ortaya çıkmıştır.

2- Öğrencilerin yoğunlukla vakit geçirdiği ortamlarda (kantin, kafe, bar..) yapılan gözlemlerde ise bu inanç ve şartlanmışlıkla hareket etmeye devam eden mağdurların, zamanla gündelik hayatlarında iletişim problemleriyle karşılaştığı, gerçek hayattan koptuğu, bencilleştiği, alıklaştığı, güdükleştiği ve dangalaklaştığı kanıtlanmıştır.

3- Aynı zamanda, sosyal alanlarda yapılan incelemelerde kişilerin arkadaşlık ilişkilerinin okul dışında yalnız kalmama güdüsü ve bunun yanında not alıp-verme, kopya çekme ve birbirinin yerine imza atma gibi mutualist çıkarlar üzerinden şekillendiğini de esefle gözlemledik.

4- Yine de kimi eğitim mağdurlarının dahi eğitimin gerekliliğine inanamadığını, her fırsatta okulu asma, dersi kaynatma, sabote etme hatta eğitimci zebanilere sözlü ya da fiziksel saldırı gibi reflekssel bir direniş gösterdiği de kayıtlarımıza geçmiştir.

5- Sonuç olarak eğitimin, köleliğe hazırlamanın, simulatif hayatlara alıştırmanın, bencilleştirip, alıklaştırmanın en uzun soluklu ve ızdırap dolu bir yolu olduğu; dolayısıyla yalnızca iktidarlar için şart olduğu kabak gibi ortaya çıktı.


Her Türk Asker (mi) Doğar?

Çalışma hayatına büyük bir ciddiyet ve hassasiyetle başlayan İYTTB ilk iktidar önermesini masaya yatırıyor.

Her Türk'ün asker doğduğunu iddia eden iktidarlara inat bu önermeyi inceleme konusunda hiçbir masraftan kaçınmayan büromuz, elde edilen sonuçları açıklamaktan gurur duyar.

Önermenin doğrulanması ya da yalanlanması için ilk gözlem alanlarımız tabi ki kadın doğum hastaneleri ve hastanelerin kadın doğum bölümleri oldu.

İstanbul, Ankara, İzmir, Sivas, Gaziantep, Muğla, Artvin, Bayburt ve Bitlis illerindeki hastanelerde konuşlanan çalışanlarımızın gözlem sonuçlarını aktardıkları 1 No'lu İYTTB bültenini yayınlamaktan mutluluk duyuyoruz.

Yalan kardeşim! Külli yalan!
İşte gerçekler!

1. Bütün Arap, İngiliz, Kürt, Çerkez ya da Alman bebekleri gibi bütün Türk bebekleri de hiçbir askere yakışmayacak şekilde ve karizmayı fena çizerekten ciyakciyak ağlayarak doğuyorlar.
2. Hatta Türk oldukları tespit edilen bebeklerin ağlama sonrasında ırk tespiti tekrar tekrar gözden geçirildi. Allah sizi inandırsın, hiçbir Türk asker doğmadı!

3. Doğumlarda görev alan çalışanlarımız, bebeklerin, silahsız, kamuflajsız hatta çırılçıplak doğmalarını şaşkınlık ve hayretle gözlemlediler.

4. Bebeklerin askerlerle tek ortak yönlerinin açıkta buldukları memeye saldırmaları olduğunu gören çalışanlarımız bu hareketi onların açlığına verdiler. Zira askerlerin bu davranışının bildiğin abazalıktan kaynaklandığı herkesçe malum olan bir gerçektir.

5. Çalışanlarımız, bu gerçekleri gün ışığına çıkarmanın verdiği haklı gururla ve bebek viyaklamaları içinde hastane koridorlarını terk ederek yeni çalışmalardaki görevlerini almak üzere İktidar Yalanlarını Teşhis ve Tespit Bürosu'na geri döndüler.

Ek Bilgi: Akıllarda herhangi bir şüphe kalmasın. Doğan Türk bebeklerinin bir kısmının ailesinde askerlik mesleğini icra edenler olduğu tespit edildi. Bebeklerin nötr yavrucuklar olarak doğmaları da askerliğin genetiğe de işlemediği sonucunu çıkarmamızı sağladı.


Hayallerimizi buluşturmak için...

Adres:

Kıbrıs Şehitleri Caddesi
Muzaffer İzgü Sokağı
Du Fiesta Cafe Karşısı
1. Kat
Alsancak - İzmir


iletisim@alakasizlar.org