Özgürlükten bahsedilirken hep insanın özgürlüğü mevzu bahis sanılır.
Oysa insanının özgürlüğünün koşullarından biri de doğayı paylaştığı
diğer canlı türlerinin de özgürlüğüdür.
Uygarlık, hayvanların bizim için yaratılmış 2. sınıf yaratıklar olduğu
yalanını söylediğinden beri insan-hayvan ilişkisi tam bir tahakküm ilişkisine dönüşmüştür.
Entegre et endüstrisi İngiltere'de her yıl 600 milyon, ABD'de saat
başı 500 bin hayvanı katlediyor. Bu hayvanlar, gün yüzü görmeden hayvan
fabrikalarında berbat koşullarda hapsediliyor ve sonra da yok ediliyorlar.
Açlığı sona erdirmek için her yıl 40 milyon ton hububat yeterliyken,
zengin ülkeler 540 milyon ton hububatla daha sonra sadece kendilerinin
yiyecekleri hayvanları besliyor.
Küresel kürk ticareti, her yıl 40
milyonun üzerinde hayvanı kürkü için işkence ederek katletmek üzerine kurulu.
Sadece ilaç endüstrisi değil, kozmetikten kimyaya, silah sanayiinden
teknoloji sanayiine kadar pek çok alanda yılda 2,7 milyon hayvan deneylerde kullanılıyor.
İnsanlık doğanın efendisiymiş gibi hareket ediyor.
Oysa bizler doğanın efendisi değil sadece bir parçasıyız.
Ve bunu kabul etmediğimiz sürece
hem doğayı hem de kendimizi yok etmeye devam edeceğiz.
Hayal Etmek Özgürleştirir
Kampanya çıkartma ve afişleri duvarları süslemeye başladı. Edinmek isteyen arkadaşlar bize ulaşabilirler.