Bu günler ANARŞİ'nin Günleri

21 Aralık 2008

Yunanistan'da özgürlük için mücadele edenlerin çağrısıyla birlikte, dün (20 Aralık 2008) anarşistler olarak yine İzmir sokaklarındaydık.

Günlerdir planladığımızın aksine sokak çalışmalarımızı hava muhalefeti nedeniyle gerçekleştiremesek de yürüyüşümüz ve ardından gerçekleştirdiğimiz vapur performansıyla İzmir'i yine anarşi sloganlarıyla çınlattık.

İzmir Konak Meydanı'nda başlayan yürüyüşümüz Alsancak'ta sona erdi. Yol boyunca taşıdığımız bayraklar, pankartımız ve attığımız sloganlarla tüm iktidarların katil olduğunu sokaklarda bir kez daha haykırdık. Yürüyüş güzergahındaki otobüs duraklarında bekleyen bir çok insandan aldığımız alkışlı destek yalnız olmadığımızın göstergesiydi.

Yol boyunca duvarlara ve otobüs duraklarına spreylerimizle sloganlarımızı yazarak ilerledik.

Yürüyüşümüzün sonunda ise Alsancak vapur iskelesinde buluşmak üzere dağıldık.

İskelede buluşup vapura bindiğimizde her birimiz sıradan bir yolcu gibi dağıldık ve kendimize birer yer seçtik. Vapur hareket ettiğinde hepimiz performans için hazırdık. Önce "Kardeşlerimizi Unutmuyoruz! Katillerini Affetmiyoruz!" yazılı pankartımızı ve kara-kızıl bayrağımızı taşıyan arkadaşlarımız harekete geçti. Arkadaşlarımıza müdahale eden görevliler performanslarımızı sergilerken bizi susturamayınca vapurun motorunu susturdular. Körfezin orta yerinde kalan vapurda, yolculara bu eylemi neden yaptığımızı anlattığımızda ise destek alkışları eylemin haklılığını bir kez daha ortaya koydu. Desteği gören görevlilerse geri çekilmek zorunda kaldılar.

20 Aralık Dayanışma günü İzmir'de böyle bitti. Ama bu gün bizim için yalnızca bir başlangıç. İsyanın ve özgürlüğün sesi bu topraklarda yükselmeye devam edecek.

Bu günler ANARŞİ'nin günleri
Her adımımız Yunanistan'a bir selam ve her sloganımız katledilen kardeşlerimiz için.
İktidarlara olan öfkemiz, hayattan aldığımız neşeyle daha da büyüyor.
İzmir Anarşi'yle tanışıyor. Otobüs duraklarından alkışlayarak eylemimizi destekleyenler var.
Karşıdan karşıya geçerken yaya geçidini kullanıyoruz ama devlete karşıyız. Devlete kesinlikle karşıyız!
İzmir'de güzel bir kış akşamıydı.
Yolumuzun üstündeki duvarları da unutmadık tabi.


Unutmuyoruz! Affetmiyoruz!

Bugün İzmirli anarşistler ve anti-otoriterler olarak isyanımızı haykırmak için Ege Üniversitesi kampüsündeydik.

Herkes öğle yemeğine çıkana kadar pankartlarımızı asıp, üzerlerinde polis kurşunuyla öldürülenlerin isimlerinin yazılı olduğu afişleri hazırladık.

Ardından bildirilerimizi dağıttık. Sonrasında bir kaç gruba ayrılarak fakülteleri (edebiyat, hazırlık ve iletişim) yemekhaneyi ve ziraat cafeyi afiş ve stickerlarla donattık.

Herkesin dersten çıkmasıyla kalabalıklaşan öğrenci çarşısında sergimizi görenler şaşırdılar çünkü iktidarların katlettiği isimlerin listesi sandıklarından çok daha uzundu.

Ardından birkaç arkadaşımız e-cafede iktidarların onları nasıl katlettiğini anlatan bir performans sergilediler. Performansın sonunda bildirilerimizi dağıtıp bayraklarımızla bir süre yürüdük. Yolumuzun üstündeki duvarları "Bütün Devletler Katildir!" ve "İsyan Devrim Anarşi!" yazarak renklendirdik.

Eylem sonunda hep beraber çay içmeye giderken aramıza yeni katılan arkadaşlar oldu. Sohbet edip biraz dinlendikten sonra Cuma günü mekanımızda tekrar bir araya gelmek üzere kampüsten ayrıldık.

Duvarları Süsleyen Bir Sticker




Anarşi İzmir Sokaklarında!

Yunanistan'da 16 yaşındaki yoldaşımızın polis tarafından katledilmesiyle başlayan ve sönmek bilmeyen özgürlük ateşinin sıcaklığı bugün İzmir sokaklarındaydı.

Devlete ve iktidarlara yöneltilen bu yakıcı öfke bu topraklarda da hayatı savunanlara ışık tuttu. Sadece Aleksis için değil bu topraklarda iktidarlar tarafından katledilen tüm hayatlar için içimizde büyüttüğümüz isyanı tüm dünyaya haykırdık.

"Dün İspanya'da, bugün Atina'da, yarın burada her yer isyan her yer anarşi!" yazılı pankartımız ve bayraklarımızla İzmir'i ilk defa kara-kızıla boyadık. Etrafında olan biten her şeye gözlerini kapatıp kulaklarını tıkayanlara inat taşıdığımız alarmlarla "Kardeşlerimizi unutmayacağız, katillerini affetmeyeceğiz!" diye haykırdık.

Alsancak Kıbrıs Şehitleri Caddesi boyunca üzerimizde ölenlerin isimlerini taşıyarak yürürken arkamızda devlet eliyle öldürülen herkes için bir 'ceset' bıraktık. Ve belki de bu yüzden attığımız her adımda yeni seslerle çoğaldık.

Bildiri dağıtmak için durduğumuz noktada etrafımızda toplanan kalabalığa hazırladığımız bildiriyi okuduk ve ardında sloganlarla tekrar yürüyüşe geçtik. Askeriyenin önünden geçerken "Reddet! Diren! Hayır de! Askere gitme!", "Öldürmeyeceğiz ölmeyeceğiz kimsenin askeri olmayacağız!" sloganlarıyla ilerledik. Burada karşılaştığımız bir grup kadın alkışlarıyla bize destek verdiler.

Eylem boyunca;

"Zalimlere Karşı Akdeniz'de Anarşi!"
"Dün İspanya'da, bugün Atina'da, yarın burada her yer isyan her yer anarşi!"
"Uyan İzmir Uyan! Komşuda Yangın Var!"
"Biz De 16 Yaşındayız; Polis Bizi De Vur!"
"Ne Din Ne Devlet Aşk Aşk Hürriyet!"
"Karakollar Yıkılsın Lunapark Yapılsın!"
"İsyan Devrim Anarşi!"
"Bütün Devletler Katildir!"
"Unutmayacağız, Affetmeyeceğiz, Yas Tutmayacağız!"
"Düzene Karşı Devrim, Devlete Karşı Öz-yönetim!"

İzmir'de ilk defa anarşistlerce düzenlenen bu eylemde, polis şiddetine fazlasıyla maruz kalan eşcinsellerin oluşumlarından biri olan
KAOS-GL İzmir 'den bir grup anarşist arkadaşımız da bizimle birlikteydiler.

Eylem sonrasında bunun bir ilk ve bir başlangıç olduğunda hemfikirdik. Ölümü yüceltenlere inat hayatı savunmak için yine ve daha da büyüyen bir öfkeyle yürümeye devam edeceğiz.

ZALİMLERE KARŞI AKDENİZ'DE ANARŞİ!

İzmir sokakları bu pankartları ilk kez görüyor.
Dün, İspanya'da...Bugün Atina'da...Yarın Burada...
Her yer İSYAN! Her yer ANARŞİ!
Kardeşlerimizi UNUTMUYORUZ! Katillerini AFFETMİYORUZ!
Uyan İzmir Uyan, Komşuda Yangın Var!
Biz De 16 Yaşındayız; Bizi De Vurun!